ErkeTürk; Yoktan Enerji Varetmek

Basın açıklamasında şunlar yeralıyor;

Buluş ile erişilen sistem çevreye zarar vermeyen, istenilen güç ve sürati sağlayabilen, doğrudan hareketin elde edilebildiği, yakıt gerektirmeyen bir kuvvet makinesidir. Bu sistemin çalışmasında maddenin atalet özelliğinden faydanılmaktadır.
Bu sistem ile çalışan makinelerde istenilen yerde istenilen miktarda elektrik elde edilebilir. Tüm kara, hava ve deniz taşıtlarında kullanılabilir.

Enerji konusunda biraz bir iki şey bilenler yukarıdaki ifadenin “Enerji” kelimesinin tanımını değiştireceğini kavrar.Böyle bir proje gerçekten enerji için ülkelere 1. elden “demokrasi (!)” götürülen günümüzde enerji savaşlarını biraz olsun dindirebilecek yarabandı.
İnsanlığın kaderini kendini zehirleyen bakterilerinkinden ayıracak bir müjde.
(eğer doğruysa)Dünya için bir şifa niteliği taşıyor.
Okulda öğrenciler fen dersinde enerji konusunu görürken öğrendikleri ilk şey “enerji yoktan var edilemez varolan bir enerjide yok edilemez” olur.Fakat birileri ya bu yasayı geçersiz kılma,bilimi “Hayır.Bu böyle değil, şöyle” diyerek yıkıp yeniden kurmak talihini elde etti.Ya da bize utanç verecek, Türklerin tamda Atatürkün söylediklerinin tersi olan karakterde bir ırk olduğuna biraz daha ikna olacağımız, başka bir hayal kırıklığına sürükleniyoruz.Evet, bencede hiç adil değil.
Yapılan basın toplantısında Türkiye’nin en saygın inanları yeraldı.
Basın toplantısından hemen sonra benim beklediğim gibi “ben bunu zaten yapmıştım” diyen medya şebekleri gösterilerini yaptı..Zaten her kafadan bir ses çıkıyor.Ağzı olan ileri geri konuşuyor .Bende bu konu hakkında kafanızı şişirmeyeyim.Ama şunu da söyliyeyimki çok çok büyük bir iddayla kendinen emin, hazır imajı veren bi proje fiyasko çıkarsa eğer, Türkiyede birileriyle acayip dalga geçilecek.Birileri kimsenin yüzüne bakamayacak..Ve bencede bunu fazlasıyla hakedecekler.

9 Yanıt to “ErkeTürk; Yoktan Enerji Varetmek”

  1. ustalar Diyor ki:

    erke için
    geçen hafta uzaya gittim uzaylılar bana sıfır çekimde bile yüzde yüz verim olmaz dediler bu haberi duyunca aklıma geldi acaba bunlar yüzde yüzün üzerine nasıl çıktılar bu uydurmaya en yakın makina allah yapısı olan insanın kendisidir bir fındık tanesi ile kilometrelerce yol yürür üstüne üstlük diğer canlılardan fazlası düşünür herhalde onlarda kendilerini gösterecekler sonunda çünki daha ne iş yaptıkları ile ilgili bir şey göremedim vatana millete hayırlı olsun bir …. mız daha oldu.(dünyanın yakın zamanda yaşanılamaz bir yer olacağını düşünen insanlar kaçacak başka gezegen ararlarken bunlar neden böyle bir şeyi saklamayı düşünüyorlar merak ediyorum böyle bir olasılıkda nasıl olsa kullanma şansları kalmayacak) gerçek amaçlarını çok merak ediyorum.

  2. kriptontr Diyor ki:

    “başarı 3 adımdan oluşur.Önce vaz geçirmeye çalışırlar.Sonra dalga geçerler.en sonda başarı “sıradan bir iş” olur”
    kmin söylediğini unuttum

  3. erke Diyor ki:

    Dereyi görmeden pacalar sivanmaz. Dogrudur da. Fakat Cetin Ugural basin aciklamasinda dereyi göstermeden pacalarinizi yavas yavas sivayin demistir. Bahtsiz Bedevi’nin cöldeki Kutup Ayisi askina benziyor bu biraz. Su anda Türkiye’deki insanlarin psikolojik durumlarina baktigimiz zaman böyle bir bulusa olumsuz, alayci ve mantiksiz yaklasmalarina sasirmamak gerekir. Bu ilk basta bize insanin kendine ve dünyaya olan inancinin sekillerini göstermektedir. Simdiye kadar hep kapali kapilari acarak bugünlere gelmedik mi? Bu kapilara inanmak, bulmak, bulduktan sonra acmak safhalarini hic mi görmedik. Ve simdi yine böyle bir Kapinin önündeyiz. Arkasinda ne oldugunu biz tüm inanc ve bilim birikimimizle algilayip bir sonuca varmaya calisiyoruz. Sonuc ? “Termodinamik var olmaz”. Hadi ordan. Siz nezamandan beri bilimi delil olarak gösteriyorsunuz..!? Kimi ucu Atatürke dokundugundan, kimi Askeri gördügünden, kimi de Türk kelimesinden korktugundan BILIM’e sarilmaktadir. Hic sizlanmayin, Allah size AB kapilarinda sürünen Türkiye icin bu bulusla “Türk-Atatürk-Asker” baglantisini gösterecektir, az kaldi. Bu gec bile kalinmis bulusla siz UTANACAKSINIZ.

    “Ere many generations pass, our machinery will be driven by power obtainable at any point in the universe. . . it is a mere question of time when men will succeed in attaching their machinery to the very wheelwork of nature. … throughout space there is energy.”

    “Electric power is everywhere present in unlimited
    quantities and can drive world’s machinery without
    the need of coal, oil, gas, or any other fuels.”

    (Nikola Tesla)

  4. Ali YAKUT Diyor ki:

    Dört yıllık okulları, ardından yüksek lisansları ve sonra doktoraları bitiren insanlar… Devamında doçentlik ve profesörlük ünvanlarını alan öğretim görevlileri… Yalnızca ülkemizdekiler değil, bütün dünyadaki emsalleri…
    Aranızdan kaç tanesi, bilimsel düşüncenin özgürlük ve sonsuz bir gelişim olduğunu biliyorsunuz?
    Gördüğünüz matematik, fizik, kimya ve kabul edilen diğer bütün ilimlere şu an için ancak “2006″ tarihini ya da en; ama en fazla “21. yüzyılın ilk çeyreği” tarihini vurabilirsiniz. Burada veya geçmişte kalmakla, kendinize ancak bir son kullanma tarihi vermiş oluyorsunuz ve bu durumda doğru bir tespit yapmış oluyorsunuz.
    Bilimsel düşüncenin gerektirdiği şekilde bilimin unsurlarına sahip olabilen ve sayıları çok çok az olan gerçek bilim adamları için “kesinlik” , “sınır” ve bunların doğurduğu “bağnazlık” yoktur. Bunların yerine daima “açıklık” , “sonsuzluk” ve “ileriye dönüklük” vardır.
    Bilimde “makul”lüğün en üst sınırı bana göre şöyle izah edilebilir:
    “Bugün için, şimdiye kadar edinebildiğim ve sınırlı olduğunu kabul ettiğim bilgilere göre yorum yapamam.”
    Bundan öteye giden kısıtlı düşünceler ve yorumlar, ancak “bilgisizlik” ve dahası “bilmediğini bilmemek” içindeki gafil benlik çırpınmalarından başka bir şey değildir. Sonuçta ancak utanç getirir.
    Bu manada, hayatında ilkokula dahi gidememiş, ancak benliğinden sıyrılma başarısını göstererek olaylara ve gelişmelere açık kalplilikle bakabilen insanlar, gerçek bilimsel düşünceye sahip olabilen şanslı insanlardır. Ülkemiz, çok şükür bu niteliğe sahip sade vatandaşlarla doludur.
    Başta bilim(!!!) adamları olmak üzere herkesin, bugüne kadar yaşamış oldukları ve sadece yıllarla ölçülebilen hayatlarından ve bu hayatın içinde ancak tanışabildikleri bilgi ve eğitimin sınırlılığından sıyrılıp, sadece düşünceleri ile dahi olsa bunların üzerine çıkmalarını diliyorum. Ancak bu şekilde sade vatandaşlık seviyesine yükselebilir ve zincirlerinden kurtulabilirler. Ben de bu dediğimi yapmaya çalışan insanlardan biriyim.
    Saygılarımla,
    Ali YAKUT

  5. Sadettin Diyor ki:

    Özgür düşünce olmadan bilim olmaz.

    Karşımızda biz yeni birşey bulduk diyen insanlar var.
    Buluşlarını 2007′de göstereceklerini söylüyorlar, hatta bu buluş kullanılıp üretilen bir elektrik jeneratörünü de 2007 içinde satışa sunacaklarını söylüyorlar.
    Kimseden ne para, ne yardım hiç birşey istedikleri de yok.

    Bence yok termodinamiğe aykırı, yok fizikte böyle birşey olmaz diye, varolup olmadığı da dahil olmak üzere hakkında hiçbirşey bilmediğimiz bir buluşa baştan karşı çıkmak veya körükörüne oh ne güzel birşey diye bayram yapmak, her ikisi de bağnazlıktır, cahilliktir.

    Tarih boyunca kesin doğru diye bilinen pek çok bilimsel doğrunun yanlış veya eksik olduğu ilerleyen zaman ile defalarca görülmüştür, bununla beraber yeni birşey buldum diyen pek çok şarlatan da olmuştur.

    Sadece biraz sabredip, bekleyip görelim.

  6. Murat Ergüven Diyor ki:

    Bence de sabredip görelim. Ama ya bu süre içinde yabancı gizli güçler bu adamları siler, bunların yardakçıkısı, işbirlikçi iç düşmanlar da buna çanak tutarsa. Bakın daha çıkmadan ayarlı basın hemen üstüne çullandı. Yapmadıkları maymunluk kalmadı. İnsanların kafasını bulandırıp nerdeyse paketleyip bir kenara koyuyordu bütün projeyi. Bence sadece edilgen bir şekilde beklemek değil, desteklemek de lazım. Böyle bir şey gerçekse, dünya değişecek demektir çünkü…

  7. kaan Diyor ki:

    Ben matematik bölümü öğrencisiyim.. ama matematik dışında fizikle de ilgileniyorum.. bu Erke Dönergeci çok tuhaf bişi geldi bana.. ama olmaması ihtimali ne? olması ihtimali ne? insanlara çamur atmak çok kolaydır.. adamlar ciddi bişi yapmış ki arkadalarında duruyorlar..belki sandığımız kadar büyük bi proje diil.. ya da çok fazla büyütüyorlar.. ama hiçbir zaman önyargılı davranmamak gerekir.. bilirsiniz,Einstein’ın o ünlü Kuantum Mekaniği var.. ama şuan kuatum fiziğinin çoğu çökertildi diye okudum bilim ve teknik dergilerinden.. Einstein tek şeyden kazanıyo,REKLAM!! Einstein’dan çok daha iyi fizikçiler var.. konumuz bu diil ama,ortada bi konu var ve çok ciddi bi konu.. bazı kendini çok bilmiş bilimadamları bu Erke Dönergeci’nin imkansız olduğunu söylüyor ve çamur atıyorlar.. bence çok yanlış bi davranış..eğer bu deney gerçekleşirse dünya üzerinde bir çok şey değişecek,eğer gerçekleşmezse de zaten milyonlar o kişiyle dalga geçicek… belki de adamı akıl hastanesine bile gönderebilirler.. emeğe saygı gösterelim biraz.. en azından o deney için kafa yorulmuş.. bilim adına,dünya adına,İNSANLIK adına eğer gerçekten faydalı olucaksa ben sonuna kadar destekliyorum.. ama eğer bu deney fos çıkarsa dalga geçenlerin arasında bende olacağım…

  8. Murat Ergüven Diyor ki:

    Saçma sapan bir şey çıkarsa ben bu adamlara dava bile açarım. Ama öyle olmayacağını zannediyorum. Vestel onaylamazdı öyle olsaydı. Çok acayip olacak çok…

  9. hamza Diyor ki:

    İlk kez erke dönergeci hakkında,bu kadar destek gören bi yazı topluluğuna rastladım..açıkçası acaba sadece benmi saf duygularla yargısız yaklaşıyorum diye düşünüyordum.ama benim gibi olumlu yada önyargısız düşünen insanların olduğunu görünce düşüncelerimin doğruluğunu kanıtlamış oldum.
    Murat arkadaşın dediği gibi vestelin onayladığı bir proje bu..
    Sizlere zamanda yolcuk konusunda araştırmalar yapan sayın çetin BAL adlı bilim insanının ,ingilterede yaşıyan Umut adında birine gönderdiği epostanın adresini vermek istiyorum..bu yazıda hem zamanda yolculuk hakkında hemde yoktan enerjinin nasıl elde edileceğine dair ip uçları bulacaksınız..ilginizi çekeceğini umuyorum..
    http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/Eposta.htm

Yorum Yapın